BENİM GÜZEL MELEKLERİM
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mart 2012 Cumartesi
Çok şükür ki; doktorun kapısında, içeri girmeyi bekleyenlerdeniz...
Tam kışın artık bittiğini ve çok şükür az hastalıklı atlattığımızı düşünürken...
Eda'm da 40.8'i gördüm hayatımda ilk defa.
Sefa'm öyle dirençli bir ateşle savaştı ki. Olmadı ateşini 39'un altına düşüremedik bir türlü...
İkisininde yüksek ateş hali ayrı dönemlerde üçer gün sürdü. Öksürükler hala devam ediyor.
Önceki hafta pazartesi başlayan Eda'nın hastalığı Cumartesi'ye kadar sürdü. Cuma günü bayrağı Sefa devraldı. Onunki de çarşamba'ya kadar devam etti.
Sonra ne oldu....
Bayrak yarışı dedim ya...Perşembe Eda hanım tekrar bayrağı devraldı. Bu sefer ateş 40.3'te kaldı çok şükür.
Gitmediğimiz kadar hastanelere gittik. Hatta Eda ile 5 saat acilde yattık bile...
Her gittiğimizde kucaklar dolusu hasta çocuk vardı hastanede. Rutin kontrole gelenler o kadar az ki... Hepsi sulu ve yorgun gözlerle etrafa bakınıyor, anne babalarda herşey ne kadar yavaş ilerliyor düşüncesiyle işleri hızlandırmaya çalışıyor.
Ben de hastanenin işleyişinden şikayet ettim. Özel hastane de neden bu kadar beklediğimizi sorgulayıp durdum.
Taa ki Eda "rotavirüs" endişesiyle acilde yatana kadar... Eda için ikinci defa hastaneye gittiğimizde şikayetlerimizi söyler söylemez doktor bizi odasına aldı. Hızlı muayeneden sonra da hemen acilde serum verilmesini istedi.
Acilde işler poliklinikten çok farklı. Çocuklar yataklarda yatıyor. Anne babalar çaresizce hemşirenin göznünün içine bakıyor. Biz oradayken 8 aylık bir bebek havale geçirdi. Bir diğeri henüz 2 yaşında olan biz gitmeden az önce havale geçirmiş. Anne ve babaları hem ağlıyor, hem dua ediyorlar. Bebekler havale fitili verildiği için sürekli yüksek sesle inliyor...
Sefa'da 14 ve 17 aylıkken iki kez havale geçirdiğinden bu manzara beni çok etkiledi. Kendi halim gözümün önüne geldi. Bıraktım kendi kızıma üzülmeyi. Başladım bebeklere dua etmeye. Eda'm bile dua etti onlara. Hem ağladım, hem dua ettim. Hem de şükrettim halime. Bir de kızdım kendime, poliklinikte sıra beklerken huzursuzlandığım için...
Bunlardan ne ders çıkardığıma gelince...
Bir hastanede sıra bekliyorsak eğer, bu durumumuzun acil olmadığını gösterir ve şükredilecek bir şeydir.
Evde son durum: Bu sabah itibarıyla 12 günlük ateşli hastalıklar döenmi bitti çok şükür. Öksürük ve halsizlikler, anneye nazlanmalar devam etmekte...
Allah nerede hasta varsa hepsine şifa versin, ailelere evlat acısı göstermesin inşallah... amin...amin...amin...
26 Eylül 2010 Pazar
Allah beterinden korusun...
Tatil dönüşü başlayan Sefa 'nın virütik rahatsızlığı dün de Eda'da baş gösterdi. Güzel kızım da şimdi inatçı bir ateşle savaşıyor. Öyleki ateş 39'a dayanıyor. Ne ateş düşürücü ilaç, ne alın bantı, ne soğuk kompres bana mısın demiyor. Belli bir süre direnç göstermeden düşmüyor.
Bugün tam 9 gün oldu. Evde sürekli ateş ölçme, ateş düşürücü verme, soğuk kompres yapma ve ılık duş aldırma işlemleri tekrarlanıyor. Anne baba olarak hem yorgun, hem de endişeliyiz. Virüs olduğundan tedavisi de uzun sürüyor. Umarım Eda'm Sefa'dan daha kısa sürede kendini toparlar.
Allah'ım en kısa sürede benim evlatlarıma ve diğer tüm hastalara şifa versin. Bizleri devasız dertlerle imtihan etmesin..
Amin....
Bugün tam 9 gün oldu. Evde sürekli ateş ölçme, ateş düşürücü verme, soğuk kompres yapma ve ılık duş aldırma işlemleri tekrarlanıyor. Anne baba olarak hem yorgun, hem de endişeliyiz. Virüs olduğundan tedavisi de uzun sürüyor. Umarım Eda'm Sefa'dan daha kısa sürede kendini toparlar.
Allah'ım en kısa sürede benim evlatlarıma ve diğer tüm hastalara şifa versin. Bizleri devasız dertlerle imtihan etmesin..
Amin....
27 Ağustos 2010 Cuma
Nazar değdi meleklerime...
Öğlen saati Sefa başını masaya çarptı. Göz kapağı derince çizildi. Buzlu kompresler yaptık. Şişmedi ama iz kalır mı bilmem...
Akşam üstü ateşi çıktı 39'a ne ilaçlar ne ılık kompresler...Ateş mi inatçı biz mi belli değil ... Minik oğlum daha önce 2 kez havale geçirdi, o yüzden ateş denince elimiz ayağımız birbirine dolanıyor.
Akşam yemekten önce de Eda hanım kolunu tencereye değdirip yaktı.
Üçledik ... Allah beterinden korusun , bunları da aratmasın....
Amin...
25 Ağustos 2010 Çarşamba
Göz nezlesi olduk biz de...
Dün Sefa uyandı bir gözü çapaklı, şiş ve kapalı...
Bu sabah da ben...
İlaçlara ve bol bol elleri yıkamaya devam...
Baba ile Eda'ya geçmeden atlatırız inşallah
Bu sabah da ben...
İlaçlara ve bol bol elleri yıkamaya devam...
Baba ile Eda'ya geçmeden atlatırız inşallah
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

